Günümüzde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri de gizli şeker olarak bilinmektedir. Hemen hemen her yaş grubundan insanda görülmesi mümkün olan bu sağlık sorunu, önüne geçilmediği takdirde zaman içerisinde şeker hastalığına, yani diyabete dönüşebilmektedir. Bu durum karşısında hastaların beslenmesine özen göstermesi, fiziksel aktivitelerde bulunması ve gerektiğinde gizli şeker diyeti uygulaması gerekmektedir.

Gizli Şeker Nedir?

Tıpta pre-diyabet olarak bilinen gizli şeker hastalığı, kişinin kan şekeri seviyesinin olması gerektiğinden yüksek olması ve diyabet tanısı koyulabilmesi için gerekli sınırdan da düşük olması durumudur. Şeker hastalığından önceki dönem olarak da ifade edilebilen gizli şeker, standart glikoz seviyesinden tip 2 diyabete geçiş süreci olarak da tanımlanabilmektedir. Dolayısıyla oldukça tehlikeli olduğundan mutlaka tedavi gerektirmektedir.

Hemen Online Diyete Başla!

Uzman Diyetisyen Hilal Konak eşliğinde size özel ücretsiz ön görüşme fırsatından faydalanarak randevunuzu almak için hemen tıklayın!

Gizli Şeker Belirtileri

Gizli şeker, genellikle her insanda farklı şekilde kendini göstermektedir. Genel olarak gizli şeker belirtileri ise şu şekilde örneklendirilebilir:

  • Sık sık tatlı yeme isteği ve tatlı krizleri
  • Kilo verememe
  • Şekerin düşmesi
  • Devamlı acıkma ve açlık atakları
  • Devamlı idrara çıkma durumu
  • El ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma hissi
  • Görme problemleri, bulanık görme durumu

Gizli Şeker Nedenleri

Gizli şeker nedenleri de yine kişiye bağlı olarak değişiklik gösterebilen bir faktördür. Bu duruma birkaç örnek göstermek gerekirse:

  • Pankreasın görevini yerine getirememesi
  • Obezite
  • Fiziksel aktivite ve spor yetersizliği
  • İnsülin direncinde görülen problemler
  • Aşırı karbonhidrat ve şeker tüketimi

Ayrıca genetik etkenler de yine gizli şeker nedenlerinden biri olarak gösterilebilmektedir.

Kimler Gizli Şeker Riski Altındadır?

Gizli şeker riski ile karşı karşıya olan bireyler genellikle 45 yaş üstü bireyler, polikistik over sendromu yaşayanlar, insülin direnci olanlar, yüksek tansiyon hastaları, birinci dereceden akrabaları şeker hastası olan bireyler, HDL kolesterol seviyesi 35 mg/dl seviyesinin altında olan olanlar ve hatta 4,5 kilo üstü doğan bireyler olarak gösterilebilmektedir. Üstelik kronik sedanter hayat süren bireyler, gestasyonel diyabet öyküsü bulunanlar ve trigliserid seviyesi 250 mg/dl ve üstü olan bireyler de yine gizli şeker riski altında olan bireyler olarak gösterilebilir. Bu gibi durumlarla karşı karşıya olan bireylerin sağlıklı beslenme konusunda aşırı hassas olmaları ve gerektiğinde diyet uygulamaları gerekmektedir.

Gizli Şekerde Beslenme Nasıl Olmalı?

Gizli şekerde beslenme hayati düzeyde önem taşıyan bir husustur. Kişiye özel beslenme programları sayesinde bu hastalığın üstesinden gelebilmek mümkün olurken, aynı zamanda fiziksel aktivitelerle de desteklenmesi gerekmektedir.

Gizli şeker hastalarının beslenmesinde karbonhidrat seviyesi minimum düzeyde olmalıdır. Bunun yanı sıra yağ tüketiminin en aza indirgenmesi gerekirken, posalı besin tüketimi artırılmalı, glisemik indeksi düşük olan besinlere öncelik tanınmalıdır. Hayvansal gıda tüketimi yerine daha çok ayçicek yağı, soya yağı, mısır yağı, fındık yağı gibi yağ türleri tercih edilmelidir. Gizli şeker hastalarının kendisine uygun doğru bir beslenme programı için mutlaka bir diyetisyenden destek alması gerekmektedir.

Hemen Online Diyete Başla!

Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeniz için verilen tüm danışmanlık hizmetlerden online olarak da yararlanabilirsiniz. Yoğun iş hayatı, okul temposu, İstanbul dışında yaşamanız ya da zaman kısıtlılığı gibi nedenlerle danışmanlık merkezinize gelemiyorum diyorsanız online danışmanlık hizmeti sizin için oldukça idealdir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here