İnsülin, pankreasta üretilen bir hormondur. Glikozu ve kan şekerini kontrol etmeye yardımcı olur. Glikoz, vücudumuzun ana enerji kaynağıdır ve vücut fonksiyonlarının çalışması için gereken enerjiyi sağlar.

Vücut fonksiyonlarının gerçekleşmesi için ihtiyacımız olan enerji miktarı her zaman değişir ve bunun için kan şekeri seviyesinin dengelenmesi gerekir. Bu noktada insülin devreye girer. İnsülin yükselen kan şekeri düzeyini düşürmeyi sağlar.

Hemen Online Diyete Başla!

Uzman Diyetisyen Hilal Konak eşliğinde size özel ücretsiz ön görüşme fırsatından faydalanarak randevunuzu almak için hemen tıklayın!

Normal şartlarda glikoz, kan dolaşımı tarafından hücrelerimize taşınır ve insülin, vücudumuza enerji veren glikozun hücreye taşınmasını sağlar. Hücrelerin insüline karşı duyarsızlaşması sonucu kan şekeri sürekli yükselir ve kan şekeri yükseldikçe daha fazla insülin salgılanır. Uzun süre yüksek insülin seviyesi, hücresel metabolizmayı bozar, inflamasyonu artırır ve nihayetinde hücreler, insülin direnci yaratarak insülinden gelen sinyali dikkate almamaya başlar. Diyabet ise insülin direnci sonu ortaya çıkan yaygın hastalıklardan sadece biridir ve vücudun kan şekeri düzeylerini dengeleyemediği durumlarda ortaya çıkar.

Vücut, sindirilen besin maddesinin dengelenmesi, kan şekeri seviyelerinin izlenmesi, hücre taleplerini karşılaması ve insülin miktarını doğru miktarda serbest bırakmak için çok çalışır.

Metabolizma, glikozun işleyişinde anahtar rol oynar, vücudun enerjiyi nasıl düzenlediğini tanımlar. Diyetlerimiz metabolizmamızı etkiler ve çoğunlukla rafine edilmiş ve işlenmiş gıdalarda bulunan basit karbonhidratlardan oluşan bir beslenme biçimi, şekerlerin hızla parçalanmasına ve böylece kan dolaşımına hızla girmesine sebep olmaktadır. Bu durum meydana geldiğinde, vücut glikoz seviyelerini kontrol etmek için daha fazla miktarda insülin salgılar. Bununla birlikte, tam tahıllar, meyveler ve sebzeler gibi kompleks karbonhidratlardan zengin bir beslenme biçimi ise, insülin direncini azaltır hatta tedavi edebilir.

İnsülin Direnci Kimlerde Görülür?

  • Ailesinde tip 2 diyabet öyküsü olan kişilerde,
  • Hipertansiyon hastalığı olan kişilerde,
  • Obezite sorunu olanlarda,
  • Yüksek kolestorol hastalarında,
  • Gestasyonel diyabet geçirenlerde
  • Kalp hastalarında
  • Dislipidemi (Kandaki yağların ve kolesterolün anormal oranı)
  • Akantozis nigricans (boyun bölgesindeki kararma, bazen bu kararma dirsekler, dizler, koltukaltı bölgelerinde de görülebilmektedir )
  • Elma tipi vücudu olanlarda (vücuttaki yağı göbek etrafında toplanması)

Gibi durumlar insülin direncini tetikleyen faktörlerdendir. Bu faktörlere sahip olmayan kişilerde de insülin direnci görülebilmektedir.

İşlenmiş yiyecekler, beyaz ekmek, makarna, şerbetli tatlılar ve hazır yiyeceklerde bulunan rafine karbonhidratlar, insülin direncinin artmasına yol açmaktadır. İşlenmiş gıdaları yediğimizde, vücudumuz bu gıdaları metabolizmaya dahil etmek için daha fazla insüline ihtiyaç duyar. Zamanla vücudumuz bu yiyeceklere daha az tepki verir. Yaşlandıkça, ister kilolu olalım ister olmayalım insüline duyarlılığımız değişir. İnsülin direncine yol açan bir faktör de menopozdur. Menopozun yan etkilerinden biri de insülin direnci oluşum riskini artırmasıdır.

İnsülin Direnci Olan Nasıl Diyet Yapmalılar?

İnsülin direncinin tedavisi için gerekli olan en önemli şey sağlıklı beslenme olarak bilinmektedir. Düzenli ve dengeli olarak uygulanan diyet programı sayesinde insülin direnci ve açlık kan şekerinin normal seviyede seyretmesi sağlanabilmektedir. Bu durumda uygulanması gereke insülin direnci diyeti mutlaka kişiye özel olmalı ve kişinin fiziksel özellikleri, sağlık değerleri göz önünde bulundurularak uzman bir diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır.

İnsülin direnci durumunda kan şekerinin dengede kalabilmesi için 3 ana ve 3 ara öğün tüketilmesi gerekmektedir. Öğün aralıkları 2 – 2,5 saat kadar olmalı, karbonhidrat ve protein yeterli miktarda olmalıdır.

  • Karbonhidrat

İnsülin direnci ile karşı karşıya olan kişilerde şekerinin düzenlenmesi için karbonhidrat alımı da önem teşkil etmektedir.  Fakat bu gibi durumlarda basit şeker ve nişastalı besinlerin tüketilmesi gerekmektedir. Beyaz un, bal, şeker, reçel bezelye, havuç gibi gıdalar yerine kepek ekmeği, bulgur, yulaf ve tam buğday unundan yapılmış besinler tüketilmelidir.

  • Protein

İnsülin direnci olan kişilerin diyetinde proteinin yeri de oldukça önemlidir. Dolayısıyla süt ve süt ürünleri, et, tavuk, balık ve hindi eti bu tür diyetlerde mutlaka yer alması gereken besinlerdendir. Karbonhidrat içeren besinlerin de mutlaka bu tür protein kaynağı besinlerle beraber tüketilmesi gerekmektedir.

  • Yağ

İnsülin direnci diyetinde meyve ve sebzelerin vitaminlerinin ya da minerallerinin emilmesi, sindirim sistemi ile alakalı herhangi bir sorun ortaya çıkmaması adına yağ tüketimi de gereklidir. Ancak hayvansal yağlar değil, zeytinyağı, fındık yağı ve bunun gibi tekli doymamış yağlar tercih edilmelidir. Ayrıca diyet listesine ceviz, fındık, badem gibi besinler ilave edilerek Omega-3 takviyesi de alınabilmektedir.

Hemen Online Diyete Başla!

Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeniz için verilen tüm danışmanlık hizmetlerden online olarak da yararlanabilirsiniz. Yoğun iş hayatı, okul temposu, İstanbul dışında yaşamanız ya da zaman kısıtlılığı gibi nedenlerle danışmanlık merkezinize gelemiyorum diyorsanız online danışmanlık hizmeti sizin için oldukça idealdir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here