Ramazan ayının gelmesiyle oruç tutan kişiler için beslenme düzeninde değişikler oluşmaktadır. Öğün saatleri ve sayısında meydana gelen değişikliklere karşı metabolizmanın verdiği cevap da değişiklik gösterecektir. Ramazan ayında kurulan lezzetli sofralar, çeşitli yemekler ve özellikle yemek sonrası tüketilen tatlıların miktarı arttıkça bazı kişiler için ramazanda kilo alımı da kaçınılmaz olabilmektedir. Bu nedenle hem bu dönemi mutlu ve rahat bir şekilde atlatabilmek hem de sağlığınızı korumak için bazı beslenme kurallarına dikkat etmek gerekmektedir.

Ramazan ayında öncelikli olarak yeterli su tüketimine dikkat edilmelidir. Bu dönemde suyun önemi daha da çok artmaktadır. İftar ve sahur arasında en az 8-10 bardak su içmeye özen göstermelisiniz.

Hemen Online Diyete Başla!

Uzman Diyetisyen Hilal Konak eşliğinde size özel ücretsiz ön görüşme fırsatından faydalanarak randevunuzu almak için hemen tıklayın!

Diğer önemli bir konu ise sahur öğününün atlanmaması, zamanında yapılması ve öğün içeriğinin dengeli olması gerektiğidir. Sahur yapmadan oruç tutmak hem açlık sürenizi uzatır hem de gün içinde daha çabuk yorulmanıza, halsiz hissetmenize neden olur. Ayrıca daha fazla acıkmanıza ve iftarda daha fazla yemek yemenize neden olur. Sahur öğününüzü yumurta, peynir, zeytin ve yeşilliklerden oluşan bir kahvaltı tabağıyla yaptıktan sonra, 1 bardak süt ve 1 porsiyon meyve tüketerek sahuru tamamlayabilirsiniz. Ayrıca sahurda iftardan kalan yemeklerden oluşan bir öğün de tüketebilirsiniz ancak çok yağlı, acılı, baharatlı yemekleri sahurda tercih etmemelisiniz.

İftarda ise yapılan en büyük hata hızlı ve porsiyon kontrolü sağlamadan yemek yemektir. Bu nedenle oruç 1-2 bardak su ile açıldıktan sonra, 1 adet hurma ya da zeytin, 1 kase çorba ve 1 dilim ekmek/pide yiyerek başlangıç yapılabilir. Ana yemeğe geçmeden öne 10 dakika kadar beklemek hem midenizi zorlamaz hem de doygunluğunuzu hissederek ana yemekte hızlı ve fazla miktarda yemek yemenizi engeller. Ana yemekte, et ve yanında sebze ya da etli sebze yemeği, yoğurt/ayran/cacık ve salata tercih edebilirsiniz. ayrıca, haftanın 2 günü iftarda etli kurubaklagil yemeği tercih ederek hem bitkisel protein hem de lif alımınıza katkı sağlamış olursunuz. Kurubaklagil tüketiminden sonra şişkinlik hissetmemek için yemeğinize kimyon ekleyebilir ya da iftar sonrası rezene çayı tüketebilirsiniz.

İftardan birkaç saat sonra tatlı yeme ihtiyacı durumunda ise önceliğiniz hafif tatlılar olmalıdır. Belki 2 top dondurma ya da 1 porsiyon sütlü tatlı tercih edebilirsiniz. Ancak her gün tatlı tüketimi yerine haftada 2 gün tatlı, diğer günler 1 porsiyon meyve ve süt/yoğurt tüketimi tercih edilmelidir. Hatta haftada 2-3 gün iftar sonrası ara öğün ve tatlı yerine meyveli, tarçınlı yulaf lapası tüketebilirsiniz. Yulaf zengin lif içeriği sayesinde ramazan ayında sıklıkla karşılaşılan kabızlık problemi için de iyi bir çözüm olacaktır.

Son olarak, ara öğününüzü uyumadan 2 saat önce yapmanız rahat ve kaliteli bir uyku geçirmenizi sağlayacaktır.

Mutlu, huzurlu ve sağlıklı ramazanlar…

Hemen Online Diyete Başla!

Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeniz için verilen tüm danışmanlık hizmetlerden online olarak da yararlanabilirsiniz. Yoğun iş hayatı, okul temposu, İstanbul dışında yaşamanız ya da zaman kısıtlılığı gibi nedenlerle danışmanlık merkezinize gelemiyorum diyorsanız online danışmanlık hizmeti sizin için oldukça idealdir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here